"Enter"a basıp içeriğe geçin

İzzet

Başlık, fotoğraf uyumsuzluğu gibi görünen bu yazım aslında çok derin bir hikayesi olan, fotoğrafta gördüğünüz İzzet’e ait. İzzet bir koyun, dişi bir koyun ve ismi gerçekten İzzet. Aslında daha yaratıcı bir isim vermek isterdim ama üzerine İzzet yazmış satın aldığım kişi.

İzzet orta yaşlarda bir koyun. Onu özel yapan ise hikayesi. Kurban bayramı arefesiydi. Herkes kurbanlık, ibadet ve diğer işlerle meşgulken bende İzzet’i satın aldım. Satın alırken karnının büyük olması dikkatimi çekti. Hamile olduğunu düşündüm fakat satıcı, inandığını zannettiği dinin üzerine yeminler ederek beni geçici olarak ikna etti. Aslında ikna olmadım. Fakat İzzet’i orada bırakmaya da niyetim yoktu. Zira bu kadar yalan yeminler eden birisi, İzzet’i başkasına satamaz mıydı? Satardı. Bu yüzden ikna olmuş gibi olup, İzzet’i satın aldım. Veterinere götürdüm ve tahminlerim doğru çıktı. İzzet hamileydi ve bunu onu besleyen kişi bile ya bilmiyordu, ya da işine gelmiyordu.

İzzet’in hamile olduğunu öğrenince onu kurtardığım için ayrı bir sevinç kapladı içimi. İzzet’in yerine farklı bir kurbanlık aldım ve hem benim, hem ailemin isteği yerine gelmiş oldu. İzzet şimdi evcil bir hayvan gibi bahçemde koşup oynuyor ve doğum yapacağı günü bekliyor. Şartlarım itibariyle, sektöre karşı her ne kadar bilişimci görünsem de özümde, hayatımı doğaya ve hayvanlara adayarak yaşayan biriyim. Teknoloji ve bilişimin stresi, ancak bu tarz doğal ortamlar, hayvanlar ile atılıyor. Bir nevi terapi. Dişi bir koyuna İzzet ismi koymamın nedeni de binlerce hayvana zaten sahip olmam ve her birine isim aramaktan yorulmuş olmamdı. İzzet ismi hem sempatik oldu hemde anlamlı. İzzet ismi gibi kocaman, büyük ve çok sempatik bir hayvan. Fakat kurban bayramında insanlarımızda ben o izzeti göremedim. Bir çok yerde hamile hayvanların kurban olarak kesildiğini gördüm. Evet daha önce yaşadığım bir olay, ama o zamanlar bunu bilmiyordum. Satıcılarında bu kadar kalpsiz olacağını düşünmezdim. Sonra yüzleştim insanoğlunun barbarlığı ile. O günden sonra her kurban bayramında kurbanlık ile ilgili önceliğim belirtileri inceleyip en ufak şüphede hemen veteriner çağırmak oldu.

İyi niyetli insanları tenzih ederim ama tenzih ettiğim kitle o kadar az ki, kötü insanların arkasında kayboluyorlar. Her ne olursa olsun başkalarına güvenmemeyi öğrendim. Sorgulamayı, emin olmayı ve hatta gerektiğinde en ince ayrıntılara kadar hesaplamak gerektiğini öğrendim. Çünkü kapitalist düzende para dediğimiz şeyin satın alamayacağı hiçbir şey kalmadı. Size göre var, bana göre var. Ama emin olun ki bizim milyonlarca katımız kadar da değerlerini hiçe sayıp her şeyi satabilecek insan var.

İp için endişe etmeyin, boynunu sıkmıyor. Sadece kaçıp kendine zarar vermemesi için onu güvende tutuyor. Doğum yaptığında minik kuzusunu da paylaşabilirim umarım. Sağlıcakla. 🙂

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir