"Enter"a basıp içeriğe geçin

Nefretin Vatandaşları

Yüzüklerin efendisi serisi ile aramdaki bağı beni yakından tanıyanlar bilir. Her yıl en az 1 kez izlerim bu seriyi. Orada söz hep ezberimdedir. Ölüler ile canlılar arasındaki farktan bahseder. Çoğu zaman biz insanlar birilerinin ölmesi dileğinde bulunuruz. Fakat onlar hakkında düşündüğümüz şey o an ile sınırlıdır. Ölülere yaşamı tekrar veremeyiz fakat canlıların yaşamına müdahale etmezsek onlara yaşamı vermiş oluruz.

Toplumsal olarak linç kültürü en sevdiğimiz şey. Hergün birilerinin sırf bizimle aynı şeyi düşünmemesi yada menfaat zıtlığı ve hatalar sebebiyle ölmesini istercesine linç ediyoruz. Bu konuda ki en net eleştirim yapmayı bilmediğimiz için kırmanın bizim için kolay olması. İnsanlar bu dünyaya hata yapmak ve öğrenmek için geldi fakat bunu bırakıp tanrıcılık oynayıp hüküm verme peşinde koşuyor. Daha önce yazmıştım bu linç konusunu. Black Mirror dizisi yine zamanın ötesine geçip Hated in the Nation isimli bir bölüm yapmıştı. Orada linç kültürü bariz bir şekilde işlenmişti. Aslında dünya için geçerli bu. Ama benim gözüme en çok Türkiye batıyor çünkü yaşadığın alan daha önemlidir. Linç etmek için farklı düşünmenin yeterli olduğu herkese bir kılıf ya da yafta uydurulabilen bir yüzyıl oldu.

Öyle ki linç için sadece farklı düşünmek yeterli. Sonrasında sizinle aynı düşünmeyenler size bir lakap yada sıfat bulur ve sizi linç etmeye başlar. Çoğu zaman bu linç politikacılar ile başlar çünkü hiçbir politikacı milletin bir olmasını istemez. Zira parçalayıp yönetmek daha az tavizle daha fazla kontrol sağlamalarına olanak verir. Herhangi bir ülkenin herhangi bir politikasına bakmanız yeterli. Hiçbir siyasi partinin birleştirici tutumu yoktur. Çünkü politika ayrışma ve korkudan beslenir. Düşman gerekir, aykırılık gerekir. Aksi durumda hiçbir şekilde başarılı olamazlar. Bu Türkiye de sağ sol diğer ülkeler de dinsel yada ırksal olur. Ama hiçbir zaman bu ayrışma değişmez. A partisi B partisinin kitlesini düşman olarak gösterip korkutur. B de A partisi için bunu yapar. Sonuç olarak kardeş niteliğindeki vatandaşlar kardeşini sırf politikacılar yüzünden düşman olarak görür. Bize hayvan muamelesi yaparak din ırk yada farklı görüş yüzünden sürüler haline getirip bu şekilde yönetirler. Sonuç olarak bir çobanın yönetme kapasitesi bellidir ve sürü ona göre seçilmelidir.

Özgürlük aslında her fikre saygı duymakla başlar fakat biz linç etmeyi özgürlük olarak görüyoruz. Düşünceler farklı olmasaydı isimlere yada kimliklere gerek kalmazdı. O yüzden empati kurmayı ve karşınızdakine hüküm vermeden önce anlamayı deneyin.

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir