"Enter"a basıp içeriğe geçin

Para Dediğin Nedir ki?

İnsanoğlu hayatı boyunca bu soruyu sordu kendine. Büyük bir çoğunluğu para dediğin bir kağıt parçası dedi geçti çoğu zaman. Peki ya bu kağıt parçası olmadan hayat ne durumda olurdu? Aslında önemli olan hiçbir zaman para değil, paranın alabildiği karşılık ve güç.

 

Çoğu toplum parayı seven insanları yadırgar. Dışlar ve içine almak istemez. Peki ya para dediğimiz şey gerçekte nedir? Her insan hayatını sürdürebilmek için yıllarca çalışır. Hatta çalışmak için bile çalışır. Okul, eğitim ve sonra kariyer. Peki parayı gerçekte nasıl ele alırız? Neye göre değerlidir para? Bir asgari ücret ile çalışan kişimiz olsun. İsmi de Ahmet olsun. Ahmet ismi baymış olsa da kullanmaya devam edelim. Ahmet Bey 1 Ay boyunca, tüm sosyal etkinliklerini, duygularını ve benzeri bir çok şeyi feda etsin çalışsın. 1600 TL maaş alsın ve birisi çıkıp desin ki para ile saadet olmaz, para kıymetsizdir. Aslında para dediğimiz şey fedakarlıklarımızın karşılığıdır. Zamanımızın, duygularımızın ve daha bir çok şeyin feda edilip, hayat şartları  için kazanmamız gereken bir başarımdır.

 

Bu nokta da aklınıza gelen şey Kayseri’li olmam ise evet, böyle düşünebilirsiniz. Bize cimri derler, pinti derler, herşey için pazarlığımız vardır falan. Peki güzel kardeşim benim zamanımı, duygularımı ve zevklerimi feda edip kazandığım şeyi rastgele dağıtmam ya da dikkatsizce ve gereksizce harcamam mantıklı mı sana göre? Haftanın 5.5 & 6 günü ailenden, arkadaşlarından, sevdiğin diğer herşeyden uzak kalıp birilerinin menfaati için çalışıyorsun ve karşılığında aldığın bedeli hesapsızca rastgele harcamak istiyorsun yani öyle mi?

 

Ben Kayseriliyim. Ama sizin pintilik ve cimrilik olarak gördüğünüz şey, benim harcadığım zamanıma ve fedakarlıklarıma verdiğim bir değer. Paraya değer vermemenizi en çok kim ister düşündünüz mü? Bir ışık gördünüz tam şuan değil mi? Parayı değersizleştirenler aslında ona en çok değer verenler. Zira paraya değer vermeyen insanlar sürekli harcama yapar, alışveriş yapar, parasını rastgele harcar! Ömründen harcadığını aklına bile getirmez. Dünya genelinde en büyük satın alım gücü aslında fakirler ve orta halli ailelerdedir biliyor musunuz?

 

Peki neden fakir ve orta halli aileler bu kadar çok harcama yapıyor diye bakarsak onların paraya hiç değer vermediğini rahatlıkla görürüz. Gider kendine son model telefonu alır, borçlanır ev alır, borçlanır araba alır ve bunları alırken ömrünü verdiğini unutur. Düşünün ömür boyu kira ödememek için ömür boyu kredi taksiti ödeyen aileler var. Tabii kirada faiz yok ama kredi de var. Hayat öncelikleri dediğimiz zaman çoğunun aklına ev araba vs. geliyor. Peki bu harcamaları yapan insanların mutluluk oranları nedir? %50 mutlu %50 mutsuz. Yani bunları satın almak ne mutlu ediyor, ne mutsuz ediyor. Nötr. Yani 0.

 

Çoğu sistemde ihtiyacınız olmayan ürünler ihtiyacınız varmış gibi yansıtılır size. “Bunu almalısın! Çünkü para dediğin gelip geçer fakat bu seni sen yapar” tarzı bir yaklaşım. Hiçkimse anımsamaz o parayı kazanmak için evladından çaldığı saatleri. Mesai diye sevdiğini bekleten hiçkimse parasını harcarken bunları düşünmez.

 

Tamda bu konuda ben çok cimriyim. Ömrümden bir parça verip kazandığım şeyleri harcamakta pintiyim. Çünkü benim ömrüm o kadar değersiz değil. Peki ya sizin?

2 Yorum

  1. Anonim Anonim

    Haklısın fakat fazla da cimri olmamak gerek, cimrilik denen şey aslında senin anlattığından daha farklıdır. Cimrilik bir insanın ihtiyacı olduğu halde ona para verip almamaktır, ihtiyaçlarını erteleyip ve ya geçiştirip sadece para biriktirme yoluna düşmektir, bu da ne kadar doğrudur ?

    • Kani Başpınar Kani Başpınar

      Bekletebildiğin şeye ne kadar ihtiyacın vardır sence? 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir