"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sosyal Medya Terörü

Başlık çok sert değil mi?

Çünkü son bir kaç yıldır olanları başka şekilde açıklayamaz lügat. Her kesimden insanlar gördükleri yanlışlara karşı aslında öyle büyük bir yanlış yapıyorlar ki farkında dahi değiller. Yanlışa yanlışla yanıt vermek gelenek olmuş bilhassa. Öfke-nefret gibi karanlık odalara hapsedilmiş sanki toplumun zihni. Farklı şeyler düşünmelerine izin verilmiyor.

 

Gelecek için hayaller kuruyor muyuz onu da bilmiyorum açıkcası. Zira ülkemizdeki sosyal platformlar kin ve nefret yuvası haline gelmiş. Herhangi bir olayda taraftarların karşılıklı linçleri, olayın kahramanlarına yönelik linçler ve benzeri linçler. Bugün ülke olarak en fazla kullandığımız şey beynimiz olmalıyken biz ne hikmetse farklı şeylerle oyalanmak için linç gibi saçmalıklara yöneliyoruz. Sadece gördüğüm örneklerden yola çıksam o yolda ömür biter galiba.

ÖSYM’ye “Allah Belanı Versin” dedi diye öğrencileri fetöcü yapanlardan, olayla hiçbir alakası olmadığı halde yaralı bir insana yardım eden sakallı bir adamın DAEŞ ile ilişkilendirilmesine, yine olayla alakası olmamasına rağmen masum bir kız öğrencinin provakatör olarak binlerce kişi tarafından yaftalanmasına. Hiç bakıyor muyuz bu nedir diye? Önümüze gelen her cümleyi yalnızca okumak yerine anlamak neden bu kadar zorumuza gidiyor anlamıyorum.

 

Düşünmek bir insana verilen en büyük özelliktir zira hayvanlarda düşünme sistemi olmadığı için içgüdüsel olarak hareket ederler. Peki biz neden toplum olarak durup düşünmek yerine bilmeden, teyit etmeden gördüğümüz herşeye inanıp hayvanlar gibi içgüdüsel bir hareketle fevri çıkışlar yapıyoruz?

 

İnternet ortamında insanlar ne yaptıklarına, ne söylediklerine, ne paylaştıklarına cidden dikkat etmiyorlar. O paylaştı kesin doğrudur mantığı. Sırf ülkenin bu zaafiyetini kullanarak Çiftlik Bank’a onlar yatırım yaptıysa hile hurda yoktur diyerek binlerce kişi yatırım yaptı, hatta bi teyze “Bu kadar kişi gerizekalı olamaz ya?!” diyerek yatırım yaptı. Velhasıl kelam o kadar kişinin gerizekalı olduğunu tosuncuk firar edince anladı millet. Şimdi neden gerizekalı diyorum? Zeka olsaydı para kazanmanın ya da zengin olmanın bu kadar kolay ya da bu halde yasal olabileceğini düşünmezlerdi, sorgularlardı. Tıpkı alakasız durumlarda fake haberleri paylaşmaktan çekinmeyen insanlar gibi.

 

Ya en basitinden benimle ilgili bi kaç şey söylenmiş zamanında. Ben bu konuda şikayetçi olacaktım ama söyleyenlere baktım çocuk. E cahil bunlar. Şimdi ben gidip şikayetçi olsam bir seferlik aptallıkları büyük bir bedele sebep olacaktı. Sonuç olarak ben birisi hakaret etti diye, birisi beni karalamaya çalıştı diye kötü olmam ki? Beni tanımadan hakkımda yalnızca teyide muhtaç bilgilerle yorumlarda bulunacak düşük seviye insanları dinlemek yerine daima kafamı dinleyen biriyim ben. Ama bi yönden de bir şekilde ders vermeniz gerekir bu tarz insanlara. Zira yaptığı şey yanlış. Yanlış yaptığını da olgunluğa erince anlayacaktır muhtemelen ama bana yaptığı yanlışı önemsemesemde başkasına aynı şeyi yapmasını istemem.

İnternetin bence en büyük zaafiyeti evet sınırsız içerik, bilgi ve kaynak var. Fakat doğruluk payı ne? Bu kısımda sosyal mecralar kesinlikle sınıfta kalıyor. Zaten fake içerik üretiminde yaptığım analizlere göre dünya da ilk 3 içerisinde bir ülkeyiz. Tabi bu avantaja çevirilir mi? Bu tarz girişimlerle evet çevirilir. Bu konuda teyit.org gibi yüzlerce platforma ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.  Zira bu kadar fake içerik ve fake içerikten hareketle linç kampanyaları yapan toplumu ancak bu şekilde bir nebze düzeltebilirsiniz.

Birileri hakkında birşeyler düşünürken ve paylaşırken daima empati kurmaya çalışın. Olay karşısında objektifliğinizi yitimeyin. Zira yanlış dediğimiz şey bir tarafa karşı meyil ile başlar. Eğer tarafınız olursa doğru kararlar alamaz, doğru düşünemezsiniz. Sosyal medya terörüne karşı tepkinizi gösterip olabildiğince doğrular için savaşın. Yanlış yapanların karşısında kim olursa olsun durmaktan çekinmeyin. Yanlış yapan sizdense, siz onlardan olmak zorunda değilsiniz.

Oku, düşün, teyit et.

2 Yorum

  1. İsmail İsmail

    Paragraflar arasında bilerek mi yoksa yanlışıkla mı yaptığınızı bilmediğim fazladan boşluklar var. Sanırım okuyucuya fazla görünmesin, canı sıkılmasın diye yaptınız ancak pek hoş değil bence. Bir de etiketi başlıkla aynı yapmanız biraz mantıksız olmuş. Etiketlerin “sosyal medya, haberler” gibi kelimeler olması daha hoş olurdu.

    • Kani Başpınar Kani Başpınar

      Aslında nefes almak gibi paragraf boşlukları. Yani absürt bi yanı olmadığı ve hoşuma gittiği için o şekilde boşluk bırakmayı seviyorum. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir